Bir kurguda, bizi üzen ölümleri hatırlıyoruz

Özet: İnsanlar, bir kurguda (kitap, film vs.) ölümlerinden “memnuniyet duydukları” karakterlerin ölümlerinden çok, onlara “anlamlı” gelen karakterlerin ölümlerini hatırlama eğilimindeler.

Kaynak: Ohio State University

Araştırmanın ileri sürdüğüne göre insanlar herhangi bir kurgudaki kötü karakterlerin ölümüne sevinebilir, fakat en çok hatırladığımız ölümler sevdiğimiz karakterlerin “anlamlı” ve kötü sonları.

Yapılan yeni bir çalışmada, araştırmacılar, insanlara kurgusal bir karakterin ölümünü hatırlamaları sorulduğunda onlara “keyif veren” değil de onlara “anlamlı” gelen ölümlerden bahsetme eğiliminde olduklarını buldular.

Ohio State University’de iletişim doçenti ve çalışmanın ortak yazarı olan Matthew Grizzard şunları söyledi: “Bizi ağlatan ölümleri hatırlıyoruz ve bizi sevindirenler yerine bunları düşünüyoruz.”

“Öyle görünüyor ki ölümü hatırladığımızda, görece sonuçsuz medya eğlencesinin serbest alanlarında bile bunu anlamlı, yansıtıcı bir tecrübe olarak deneyimliyoruz.”

Grizzard, araştırmayı Buffalo Üniversitesi’nde doktora öğrencisi olan Kaitlin Fitzgerald ve Ohio State’te doktora öğrencisi C. Joseph Francemone ile iletişim halinde yürüttü.

Çalışma, geçtiğimiz aylarda Omega — Journal of Death and Dying’de yayımlandı.

Çalışma 506 kişinin çevrimiçi katılımıyla gerçekleşti. Katılımcılar 3 gruba ayrıldılar. Bir gruptan özellikle anlamlı buldukları bir anlatıdan bir ölüm sahnesi düşünülmesi istendi. Diğer gruptan kendilerini tatmin eden bir ölümü düşünmeleri istendi. Üçüncü gruptan basitçe bir anlatıdan bir ölüm sahnesi düşünmeleri istendi.

Gruplardaki çoğu insan en yaygın olanı filmler ve TV şovları olmak üzere, görsel medyadan ölüm sahnelerini seçti. Fakat bazıları video oyunları ve çizgi romanlardan sahneler seçti.

Katılımcılara, ölümlere verdikleri duygusal tepkiler, sahnelerden aldıkları keyif ve ölen karakterler hakkındaki algıları gibi çeşitli sorular soruldu.

Araştırmacıların beklediği gibi, özellikle tatmin edici buldukları bir karakter ölümünü hatırlamaları istenen insanlar, “Game of Thrones” daki Joffrey gibi kötüleri seçme eğilimindeydi.

Katılımcılara kendileri için bir anlam ifade eden ölümler sorulduğunda ise her zaman için ana kahraman olan karakterler olmamak üzere “sempatik” karakterlerle gitme eğilimindelerdi. Bunlardan Harry Potter serisindeki “Snape” ve “Breaking Bad” dizisindeki Walter White sıklıkla söz edilenlerdendi.

“Anlamlı olan ölümleri düşünmeleri istendiğinde, çoğu kişi bir nevi başından bir kurtarılma hikayesi geçmiş olan karakterleri seçti. Örneğin, “Blade Runner” ın çoğunda düşman olan Roy Batty, ancak sonunda bu kurtarma eylemi var,” diyor Grizzard. “’Star Wars’dan Darth Vader bile birkaç kez gündeme geldi.”

Sonuçlar, aksiyon, korku ve gerilim filmlerinin anlamlı karakter ölümleriyle daha az ilişkilendirildiğini ve daha çok zevkli karakter ölümleriyle bağlantılı olduğunu gösterdi.

Dram ve acıklı hikayeler daha çok anlamlı olan karakter ölümleriyle ilişkilendirilme eğilimindeydi.

Bazı film türleri -komedi, belgesel, romantik, bilim kurgu gibi- bir tür karakterin diğerine göre ölümüyle bağlantılı değildi.

Ancak Grizzard, araştırmada dikkate değer olan şeyin, herhangi bir karakterin ölümünü hatırlamaları istenenlerin, “tatmin eden” ölümleri hatırlayanlar yerine, çoğunlukla “anlamlı” ölümler olarak adlandırmaları istenen cevaplar gibi cevaplar verdiklerini söyledi.

Grizzard, insanların hatırlama olasılığının en yüksek olduğu ölümlerin, çalışmada “tatminden” ziyade “takdir” ile yakından ilişkili olduğunu belirtti.

“İnsanlar anlamlı, dokunaklı ve düşündürücü ölümleri hatırladılar. Bu da insanların kurguyu sadece eğlence için tüketmediklerine dair daha fazla onay sağlıyor.” Dedi Grizzard.

İnsanların sevdiği karakterlerin ölümleri, kederi işlemenin veya anlamanın bir yolu olabilir.

“Film ve sanat genel olarak bizi yaşamak istemeyebileceğimiz bu deneyimlere maruz bırakabilir, fakat biliyoruz ki bir gün yaşayacağız. Bu, bu deneyimin nasıl olacağını öğrenmemize yardımcı olabilir.” diyor Grizzard.

Çeviri: Ekin Acıyiyen

Kaynak: neurosciencenews.com

Bir cevap yazın