Zihinsel Olarak Güçlü Ebeveynlerin Yapmadığı 8 Şey

Zihinsel güç ve zihinsel dayanıklılık,popüler kültürde hakkında çok konuşulan kavramlardır. Bununla birlikte, tarihsel ve felsefi açıdan araştırmacılar son yirmi yıldır insanın gücüne ve dayanıklılığa odaklanmaktadır . Psikologlar geleneksel olarak tanılara ve insanın zayıflıklarına odaklandılar, ancak Pozitif Psikoloji hareketi, insanın gücünün incelenmesine odaklandı. Araştırmalar, dirençli ve zihinsel olarak güçlü insanların,pandemi gibi krizlerde ve ebeveynlik de dahil olmak üzere hayatlarının diğer alanlarında nasıl davrandığını ortaya koydu .

Zihinsel olarak güçlü bireyler hem psikolojik hem de duygusal gücü modeller ve kendilerine de ve çocuklarını da dayanıklılığı teşvik eder. Ebeveynlerin çoğu, sahip oldukları bilgi, deneyim ve kaynaklarla herhangi bir zamanda ellerinden gelenin en iyisini yapıyorlar. Bununla birlikte, çocukluğumuzda ne öğrendiysek çocuklarımıza da bunu öğretme eğilimindeyiz. Örneğin, “Annem gibi olmak istemiyorum” diyebiliriz, yine de çocuklarımıza bu şekilde davrandığımızı farkedebiliriz. İşlevsel olmayan kuşak kalıplarını da tekrarlayabiliriz çünkü bu “bildiğimiz ve ne yaptığımızdır”. Bu nedenle, zihinsel olarak güçlü ebeveynlerin ne yaptığını ve yapmadığını araştırmak önemlidir.

Çocuklarının duygularını göz ardı etmez, reddetmez veya inkâr etmezler.

Zihinsel olarak güçlü ebeveynler, çocuklarına duygularını ifade edebileceği bir kelime dağarcığı öğretmenin öneminin farkındalar. Çocuklarının duygularını tanımanın ve doğrulamanın çok önemli olduğunu anlıyorlar. Ayrıca, çocuklarının duygularını ifade ederek “mağdur” olmadığını ve iyileşmek için hissedilmeleri gerektiğini, çocuklarının duygularıyla tutarlı bir şekilde ilişkisiz olmalarının psikolojik zarara neden olabileceğini anlarlar. Yetişkinlikte kendilerine karşı duygusal barikatlara yol açabileceklerinin farkındadırlar.

  • Hataların yanlış olduğunu öğretmezler.

Başarısızlığın ve hataların başarının bir parçası olduğunu anlıyorlar. Başarılı olmanın ya da bir beceri öğrenmenin zaman içinde gerçekleşen gelişimsel bir süreç olduğunu ve hataların ve başarısızlıkların, başarının bir parçası olduğunu bilirler. Tıpkı çocuklarımızın yürümeyi öğrenme süreci olarak tökezlemelerini ve düşmelerini beklediğimiz gibi, zihinsel olarak güçlü ebeveynler, hataların öğrenmenin bir parçası olmasını beklerler. “Yaşamak ve öğrenmek” felsefesi, öz-yeterliliği ve öz-şefkati destekler ve mükemmeliyetçilik için koruyucu bir faktör olabilir.

  • Ebeveyn / çocuk sınırlarını göz ardı etmezler.

Zihinsel olarak güçlü ebeveynler, çocuklar sınırlarının belirlenmesine üzüldüklerinde boyun eğmezler. Etkili ebeveynliğin bir kısmının bazen popüler olmadığını anlarlar, bu da çocuklarının daha büyük iyilikleri için sınırlar aşılandığında muhalif, öfkeli veya üzgün olabileceği anlamına gelir. Ayrıca sınırların, tutarlılığın, rutinin ve düzenin çocukların da psikolojik güvenliğini sağladığının bilincindedirler.

  • Çocuklara ilişkileri öğretmenin önemini göz ardı etmezler.

Çocuklarına hem nasıl etkileşim kuracaklarını, hem de evlilik ve arkadaşlık gibi ilişkilerle ilgili gerçekçi beklentileri öğretirler. Esneklik, empati, güvenilirlik vb. Gibi başarılı ilişkiler için gerekli olan kişilerarası becerileri öğretir ve bunun için model olurlar.

  • Duygusal ve psikolojik güvenliğin önemini göz ardı etmezler.

Zihinsel olarak güçlü ebeveynler, çocuklarının duygusal ve psikolojik güvenliğinin fiziksel güvenlikleri kadar önemli olduğunu bilirler. Tutarlı argümanların, duygusal şiddetin, madde bağımlılığının ve tedavi edilmemiş ebeveyn ruh sağlığı sorunlarının vb. Çocuklar üzerinde yaşam boyu etkileri olabileceğinin farkındadırlar.

  • Çocuklarının ebeveynlerinin yaşam hayallerini takip etmesini beklemiyorlar.

Çocuklarını, kendi yetenekleri doğan eşsiz bireyler olarak kabul ederler. Çocukları aracılığıyla kendi hayallerini gerçekleştirmeye çalışmazlar ve çocuğun isteklerini veya keşiflerini görmezden gelmezler.

  • Onlara aşırı müdahele etmiyorlar

Onları acı verici durumlardan korumuyorlar ve ortak bağımlılığı değil özerkliği modelliyorlar. Çocukların sıkıntıları kendi başlarına tolere etmeyi öğrenmeleri gerektiğini ve onları “kurtarmanın” sadece ebeveynlerin rahatsızlığına yardımcı olabileceğini biliyorlar. Çocuklarının zor durumlarla başa çıkabilmelerine yardımcı olurlar, böylece çocuklar özerklik kurabilirler.

  • Mentorluk ve modellemenin önemini göz ardı etmezler.

  Zihinsel olarak güçlü insanlar, başarılarının mentorluk ve modellemeden kaynaklandığını bilir ve kabul eder. Onlar,akranları, akıl hocaları ve en önemlisi ebeveynler ve aile tarafından modellenmiştir. Çocuklarına öğretir, koçluk yapar ve rehberlik eder ve onlara kendi yaşamlarında gelişebilmeleri için mümkün olan en iyi araçları sağlarlar.

Bir cevap yazın