Her Psikopat Saldırgan Değildir

HER PSİKOPAT SALDIRGAN DEĞİLDİR

Psikopati genellikle antisosyal davranışlarla ilişkili olsa da birçoğu başarılı kariyer geliştirir. Yeni bir çalışma, sadece açıklardan ziyade psikopatiyle ilişkili güçlü yönlere odaklanan, bozukluğun mevcut modellerine aykırı olan yeni bir psikopati modelini desteklemektedir. Araştırmacılar daha yüksek başlangıç psikopatisinin, genel inhibitör kontrolünde daha hızlı bir artış ve zamanla saldırganlığın inhibisyonu ile ilişkili olduğunu bulmuşlardır. Etki “başarılı” olanlar arasında büyütüldü.

Psikopati, şiddet içeren davranışlar için bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir, ancak birçok psikopatik birey antisosyal veya cezai davranışlardan kaçınır. Bu psikopatların “başarılı” olmasına neyin yol açtığını anlamak bir sırdı.

Virginia Commonwealth Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından yapılan yeni bir çalışma, bu “başarılı” fenotipin oluşumunun altında yatan mekanizmalara ışık tutuyor.

Beşeri ve Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde doktora adayı baş yazar Emily Lasko, “Psikopatik Bireyler antisosyal davranışlarda bulunmaya çok eğilimlidir, ancak bulgularımıza göre bazıları bu davranışları daha iyi inhibe edebilir.” dedi. “Zaman içinde vicdani dürtü kontrolündeki bu artışı neyin tetiklediğini tam olarak bilmesek de, bunun akranlarından nispeten daha “başarılı olan” psikopati özellikleri yüksek olan bireylerde meydana geldiğini biliyoruz.”

“Bir Psikopatı Başarılı Yapan Nedir? Suçluların Antisosyal Davranışları ve Psikopatinin Bir Fonksiyonu Olarak Dürtü Kontrolünün Boylamsal Yörüngeleri”, çalışması Kişilik Bozuklukları: Teori, Araştırma ve Tedavi dergisinin yeni sayısında yayınlanacak.

Bazı psikopatik bireyleri “başarılı” ve “başarısız” olarak tanımlarken, araştırmacılar yaşam yörüngelerine veya sonuçlarına atıfta bulunuyorlar. Örneğin, “başarılı” bir psikopat, psikopatik özelliklerin yüksek olduğu bir CEO veya avukat olabilirken, “başarısız” bir psikopat da aynı özelliklere sahip olabilir, ancak hapsedilir.

Çalışma, nispeten “başarılı” psikopatik bireylerin yüksek antisosyal dürtülerini engellemeye hizmet eden daha vicdani özellikler geliştirdiklerini teorikleştiren telafi edici bir “başarılı” psikopati modelini test etmektedir.

Lasko, “Telafi edici model, belirli psikopatik özelliklerde (görkem ve manipülasyon gibi) daha yüksek insanların antisosyal dürtülerini, özellikle dürtü kontrolündeki artışlarla bir dereceye kadar telafi edebileceğini ve üstesinden gelebileceğini ileri sürmektedir” dedi.

Bu modeli test etmek için araştırmacılar, Arizona ve Pennsylvania’daki mahkeme sistemlerinde kararlaştırılan yaklaşık 1.354 ciddi çocuk suçlu hakkında toplanan verileri inceledi.

Araştırmacılar, “Bu katılımcılar nesnel olarak” başarılı “olmamasına rağmen, hipotezlerimizi iki ana nedenden dolayı test etmek için ideal bir örnekti.” “İlk olarak, ergenler dürtü kontrolünün iyileştirilmesi için temel bir gelişim aşamasındadır. Telafi edici modelimizi test etmemiz gereken uzunlamasına değişkenliğe izin vermektedir. İkincisi, suçlular tanım gereği antisosyal eylemlere eğilimlidirler ve tekrarlanma oranları, “başarılı” ve “başarısız” psikopati fenotipleri gibi gerçek bir dünya indeksi sağlamıştır.” dediler.

Çalışma, daha yüksek başlangıç psikopatisinin genel inhibitör kontrolünde daha hızlı artışlarla ve zamanla saldırganlığın inhibisyonuyla ilişkili olduğunu bulmuştur. Bu etki “başarılı” suçlular ya da daha az yeniden suç işleyenler arasında görüldü.

Lasko, bulgularının telafi edici “başarılı” psikopati modeline destek verdiğini söyledi.

“Bulgularımız, önerdiğimiz, mevcut eksikliklerden ziyade psikopati ile ilişkili güçlü yanlara veya “fazlalıklara”odaklandığı için mevcut diğer psikopati modelleriyle çelişen yeni bir psikopati modelini desteklemektedir” dedi. “Psikopati, sadece eksikliklerden oluşan bir kişilik özelliği değildir- alabileceği birçok şekil vardır.”

Lasko, VCU’nun Sosyal Psikoloji ve Sinirbilim Laboratuarı’nda, insanların neden birbirine zarar vermeye çalıştıklarını anlamaya çalışan bir araştırmacıdır. Laboratuar direktörü ve psikoloji yardımcı doçenti olan David Chester, çalışmanın ortak yazarıdır.

Lasko, çalışmanın bulgularının klinik ve adli tıp ortamlarında özellikle etkili önleme ve erken müdahale stratejileri geliştirmek için yararlı olabileceğini, bununla birlikte psikopatik bireylerin gelecekteki antisosyal davranışları caydırabilecek güçlü yönlerinin belirlenmesine yardımcı olabileceğini söyledi.

Kaynak: Neuroscience News

Çeviri: Nazlı Can Aydın

Bir cevap yazın