Müzik ve Beyindeki Etkileri

Beyniniz Müzisyen Olduğunuz İçin Teşekkür Edecektir

Müzik, matematik gibi evrensel bir dildir. Bir trompet yoluyla havanın kuvvetli hareketi veya klavyedeki parmakların hassas dokunuşu ile ruhumuzun derinliklerine dokunan çeşitli duygular ve temalar iletebiliriz. Müzisyenler (hem profesyonel hem de amatör) benzersiz bir avantaja sahiptir, çünkü sadece evrensel olarak iletişim kurma fırsatı değil, aynı zamanda beyin sağlığını geliştirme fırsatları da vardır. Beyniniz beş nedenden dolayı müzisyen olduğunuz için size teşekkür edecektir:

  1. Müzik eğitimi nöroplastisiteyi arttırır. Nöroplastisite beynin yaşam boyunca değişebilme yeteneğidir. Bunun altında yatan şey, Hebb Teorisidir. Ne kadar çok aktivite yaparsanız, nöronlar o kadar tutarlı bir şekilde ateş eder ve bu da daha güçlü bağlantılara neden olur. Müzik eğitimi ile ilgili benzersiz olan, beynin tüm alanlarında nöroplastik değişiklikleri tetikleme kapasitesidir. Oksipital lobunuzu, perdeleri ve ritmi okumak ve yorumlamak için kullanırsınız; sesi işlemek için temporal lobunuzu; müziğe katılmak, alakasız dikkat dağınıklıklarını engellemek ve ne çaldığınızı hatırlamak için frontal lobunuzu; ve gelen tüm duyusal bilgileri entegre etmek için parietal lobunuzu kullanırsınız.
  2. Müzik eğitimi bilişsel yetenekleri geliştirir. Çalışmalar, müzik eğitiminin yaşam süremiz boyunca bilişsel yetenekleri (örn. Çalışma belleği, dikkat ve engelleme) geliştirdiğini göstermiştir. Bu hem kısa süreli hem de uzun süreli müzik eğitimi ile gösterilmiştir. Bir enstrüman çalmak beynin birçok farklı alanını gerektirdiğinden, çeşitli nöronal bağlantıları güçlendirir. Bu, sinyal verimliliğinde bir artışa izin verir (yani, nöronların beyin boyunca birbirleriyle ne kadar hızlı iletişim kurdukları), bu yüzden müzisyenler bilişsel görevlerde müzisyen olmayanlardan daha iyi performans gösterebilir.
  3. Müzik eğitimi beynin sağlıklı yaşlanmasını teşvik edebilir. Araştırmalar, müzisyenlerin yaşlanma süreci boyunca bilişsel yeteneklerini koruma avantajına sahip olduklarını göstermektedir. Bu, yönetici işlevlerini ve kısa süreli belleği içeren görevleri içerir. Yaşlı müzisyenlerin başka avantajları da var. Bir çalışma, ilgisiz çevresel uyaranları filtreleme yeteneğinin (yani, odaklanma) yaşlı müzisyenlerde daha sağlam olduğunu ve beyin aktivitelerinin bu avantajı yansıttığını gösterdi. Bir diğeri, yaşlı müzisyenlerin arka plan gürültüsü varlığında daha net duyabildiğini gösterdi. Hem uzun vadeli hem de kısa vadeli eğitimin faydaları var.
  4. Müzik eğitimi genel sağlık için faydalıdır. Son zamanlarda yapılan bir araştırma, grup müzikal aktivitelerinin fiziksel ve psikolojik sağlığı korumanın potansiyel yolları olduğunu göstermiştir. Örneğin, düşük demans riski, müzik aletleri çalmakla ilişkilendirilmiştir. Diğer çalışmalar, inme hastalarında klavye ve bateri çalmanın ince ve kaba motor becerilerini geliştirebileceğini göstermiştir. Bu faydalara, artan beyin aktivitesi ve hareketin kontrol edilmesinden sorumlu beyin alanlarının gelişmiş bağlanabilirliği ve işlevi eşlik etmiştir. Son zamanlarda yapılan bir çalışma, eğlence amaçlı müzik yapımının stres yanıtında yer alan gen ifadesini değiştirmede etkili olduğunu göstermiştir. Bu, eğlence amaçlı müzik yapımının klinik ortamda stresin iyileştirilmesinde sessiz okumadan daha etkili olabileceğini göstermektedir. Bu alanda daha fazla araştırmanın tamamlanması gerekmesine rağmen, müzik yapma ve eğitimin fiziksel ve psikolojik sağlığa yararlı olduğu görülmektedir.
  5.  Müzik eğitimi ödüllendirici bir etkinliktir. En önemlisi, müzik yapmak çoğu insanın hoşlandığı bir şeydir. Beyniniz, bir aktivitenin doğası gereği ödüllendirici ve motive edici olup olmadığını öğrenmeye daha yatkındır. Çalışmalar, müzik dinlemenin kendi başına ödüllendirici bir deneyim olduğunu, çekirdek akümülatörleri, ventral tegmental alan, hipotalamus ve insula dahil olmak üzere ödül işlemede yer alan beyin yapılarını aktive ettiğini göstermiştir. Bilim adamları, transkraniyal manyetik stimülasyon kullanarak beyindeki müzik ödül duyarlılığını modüle etmeye bile başladılar. Bu beyin bölgelerinin hassaslaştırılması veya duyarsızlaştırılması, bu devrelerin müziğin keyfini çıkarmasına ve motivasyonuna karıştığına dair kanıtlar gösterir. Dahası, yakın tarihli bir çalışma, sıçanların melodik müziğe maruz kalmanın, ödülle bağlantılı olan ön bölgede dopamin ve serotonini arttırdığını göstermiştir.

Kısacası, müzik yapmak gerçekten tam bir beyin egzersizidir. Her ne kadar genç yaşta müzik eğitimine başlayanlar en büyük nöroplastik faydaları gösteriyor gibi görünse de araştırmalar bir enstrüman çalmayı öğrenmek için asla geç olmadığını göstermektedir. Müzik eğitiminin yaşam boyunca beyin üzerindeki etkisini daha iyi anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır; bu Ulusal Sağlık Enstitülerinin tanıdığı bir şeydir.

Çeviri: Nazlı Can Aydın

Kaynak: Scientific American

Bir cevap yazın