Uykusuzluğun Şaşırtıcı 5 Nedeni

Uyuyamıyor musun? İşte beş olası neden …

Uykuya dalmakta zorlanıyor musunuz?

Öyleyse, yalnız değilsiniz. Araştırma, her dört Amerikalıdan birinin her yıl akut veya kısa süreli uykusuzluktan muzdarip olduğunu göstermektedir. Bu yaygın uyku bozukluğu, gündüz yorgunluğu, konsantre olmakta zorlanmak ve gece boyunca sık sık uyanmak gibi semptomları içerir. Ancak uykusuzluğun  en iyi bilinen semptomu ise hastaların genellikle geceleri uykuya dalmak için inanılmaz derecede zor zamanlar geçirmesidir.

Koronavirüs salgınının bir sonucu olarak birçok insanın uğraştığı duygusal stres de  göz önüne alındığında uykusuzluğa sebep olabilir.

Stres genellikle uykusuzluk için bir katalizördür ve evde kalma uyarılarının, sevilen birinin COVID-19’dan veya bunun bir sonucundan potansiyel olarak etkilenebileceği korkusu ile birleşince inanılmaz derecede yorabilmektedir.

Uykusuzluğun sağlığınızı olumsuz yönde etkilemesinin birkaç yolu vardır, ancak son zamanlarda akla gelen  tek şey, kaliteli uykunun ne kadar önemli olduğudur .

Bu yılın başlarında hatırlayabilirsiniz: her gece 6 saat veya daha az uyku alan kişilerin, soğuk algınlığına yakalanma olasılıkları 7 saat veya daha fazla uyuyanlardan  4,2 kat daha yüksektir. Başka bir deyişle: Uyumamak bağışıklık sisteminizi kötü etkiliyor.

Uyku şu anda çok önemlidir. Bu yüzden bu hafta bilmediğiniz uykusuzluğa neden olan 5 şaşırtıcı kaynaktan bahsetmek istedim. Bu tuzaklara dikkat etmelisiniz ve kendinize uykusuzluktan kaçınmak için daha iyi bir şans vermelisiniz.

Yataktaki Karmaşıklık

Yatak karmaşası, vücudunuzun yatağınızı uyuma ile ilişkilendirememesidir. Bu genellikle yatağınızda doğrudan uyku ile ilgili olmayan çok fazla aktivite yapmaktan kaynaklanır. İster okuyor, ister çapraz bulmaca yapıyor, gece geç saatte atıştırma yapıyor veya favori sosyal medya uygulamanızda geziniyor olun, bunu yatakta yapmamanız daha iyi olur.

Biz alışkanlığın yaratıklarıyız ve ipuçlarını da öğreniyoruz. Pavlov’un köpeklerini hatırlıyor musunuz? İpuçlarıyla koşullandırmadan sonra, bir çan çaldığında salyalamaya başladılar.

Bizler de farklı değiliz. Yatakta yattığımızda, TV izlediğimizde, sosyal medyada gezindiğimizde  beynimiz ve vücudumuz yatağa dinlenecek bir yer olarak cevap vermeye başlar.

Genel bir kural olarak, yatağınızı iki temel işlev için ayırmalısınız: uyku ve seks. Bunu yapın ve vücudunuzun yatak karışıklığından kaçınmasına yardımcı olacaksınız.

Sırt Ağrısı

Daha önce sırt ağrısı ile uğraşan herkes bunun en kötü ağrı olduğunu biliyor. Yanlış yönde küçük bir dönüş aniden vücudunuzun bir çöp sıkıştırıcıya doldurulmuş gibi hissetmesini sağlayabilir.

Sırt yaralanmalarına eşlik eden kalıcı ve sık sık acı çektiren ağrı, uykuya dalmayı ve uykuda kalmayı inanılmaz derecede zorlaştırabilir.

Sırt ağrısından mustarip olanlar için, uyuduğunuzda dizlerinizin arkasına küçük bir yastık koymayı deneyin. Bu, omurganız üzerindeki baskının bir kısmını hafifletmeye yardımcı olacaktır.

Menopoz

Tüm kadın okuyucular lütfen unutmayın: Menopozdan geçerken özellikle uykusuzluğa yatkın oluyorsunuz. Bu, menopozun östrojen ve progesteron dahil olmak üzere hormon üretimindeki bir düşüşle ilgilidir.

Östrojen, kadınların üreme işlevini ve adet döngüsünü düzenleyen bir hormon olarak bilinir ancak daha iyi uykuya katkıda bulunur. Yüksek östrojen seviyeleri daha kolay uykuya dalmayı sağlar.

Progesteron, kadınları hamilelik için hazırlamaya yardımcı olur. Aynı zamanda ruh halini düzenler, kaygıya karşı korur ve sakin bir duyguya katkıda bulunur. Genellikle progesteronu “iyi hissetmek” hormonu olarak adlandırıyorum; daha iyi uykuyu destekleyen bir nörotransmitter olan GABA üretiminin artmasıyla bağlantılıdır.

Genel olarak, hormonlar diğer fonksiyonların yanı sıra ruh halini, enerji seviyelerini, libidoyu ve uykuyu düzenlemeye yardımcı olmak için hassas bir dengeleme eylemi gerçekleştirir. Anlaşılır şekilde, hormon üretiminde bir düşüş olduğunda, uyku düzenini bozabilir.

Belki de birçok kadın için menopozun en rahatsız edici kısmı sıcak basmalarıdır ve yatmadan önce çoğu zaman fark edilir. Yatak ortağınız da bir ısıtıcı kadar sıcak olduğunda daha da kötüdür!

Diyet

Ne yediğiniz de uyku şeklinizi etkiler.

Bu yılın başlarında Columbia Üniversitesinden araştırmacılar, rafine karbonhidratlarda yüksek diyetlerin uykusuzluk gelişme riski ile ilişkili olduğunu buldular. Yani soda, şekerli yiyecekler, beyaz pirinç ve beyaz ekmek ölçülü bir şekilde yemelisiniz.

Ama sıkıldığımız ve strese girdiğimizde cazip olan nedir? Rafine karbonhidratlar ve şeker!

Bunlar kaliteli uykuya nasıl müdahale eder? Rafine karbonhidratların bir sorun olabilmesinin nedeni, kan şekeri hızla arttığında vücudun insülin salgıladığıdır; kan şekeri düştüğünde, adrenalin gibi hormonlar salınır, bu da uykuya dalmayı zorlaştırabilir.

Diğer tarafta, çok miktarda meyve ve sebze içeren diyetler, bir kişinin uykusuzluk riskini artırmadı. Meyve içindeki lif, rafine karbonhidratlardan daha iyi kan şekeri artışlarına yardımcı olur.

Şekerleme Yapmak

Şekerlemeler sizin için kötü değildir. Aslında, iyi zamanlanmış bir şekerleme sizin enerjinizi arttırmaya, ruh halinizi yükseltmeye ve fiziksel performansınızı iyileştirmeye yardımcı olmak gibi bir dizi sağlık faydası ile birlikte gelir.

Ancak eski “ölçülü olan her şey” ifadesi burada kesinlikle geçerlidir. Uykunuzun geceleri uykuya dalmasını engellemesini istemezsiniz, ancak genellikle durum böyle olabilir.

Bunun gerçekleşmediğinden emin olmak için iki şeye dikkat etmeniz gerekir. İlk olarak, mümkünse şekerlemelerinizi öğleden sonraya kadar saklayın. 16: 00’dan sonra her şey “normal” bir saatte uykuya dalmanızı zorlaştırır. İkincisi, uzun şekerleme yapmaktan uzak durun. 90 dakikadan uzun, REM uykusu gerçekleşmeye başladığında, çok fazla zaman alır. Vücudunuz tamamen dinlenmemiş olsa bile, gece uyumaya ihtiyaç duymama  riskiniz var.

Çeviri: Yaren Kaya
Kaynak: Psyhology Today

Bir cevap yazın