Ebeveynler, Genç Kızlar ve Özçekimler

Ebeveynler genç kızların özçekimleri hakkında ne zaman endişelenmeliler?

Genç kızların selfie çekme davranışları üzerine yapılan bir çalışmada, selfie çekmenin ve bunları sosyal medyada paylaşmanın vücudun kötü görünmesi veya dış görünüş endişeleriyle bağlantılı olmadığı bulunmuştur.

Bununla birlikte, ergen kızların hangi fotoğrafı yayınlayacakları konusunda veya görüntülerini değiştirmek için uygulamaları düzenlemeye çok fazla zaman harcamaları endişe nedeni olabilir.

Arizona Üniversitesindeki araştırmacılar tarafından yapılan çalışma selfie düzenleme, mükemmel selfie’yi oluşturma ve seçme için harcanan zamanın, hem kendini nesnelleştirme ile ilgili olduğunu hem de genç kızlarda vücudundan utanma, dış görünüş kaygısı ve daha olumsuz görünüm değerlendirmelerine yol açtığını buldu.

Arizona Üniversitesi Sosyal ve Davranış Bilimleri Fakültesi iletişim profesörü, kıdemli çalışma yazarı Jennifer Stevens Aubrey, “Kendini nesneleştirme, kendinizi başkaları tarafından görülecek, harici bir nesne olarak düşünmeye başladığınız fikridir” dedi. “Dünyaya intibakınız, nasıl hissettiğinizi, ne bildiğinizi veya neler yapabileceğinizi düşündüğünüz içsel bir yönde değil de daha ziyade diğer insanların gözlerinde neye benzediğinizi düşünme şeklinde olmaktadır. Mükemmel selfie’yi çekmeye odaklanmak, kızları kendilerini insanların bakması ve hayran olması için dış nesneler olarak görmeyi öğrenmeye teşvik ediyor gibi görünüyor. ”

Araştırmacıların Children and Media Dergisi’nde yayınlanan  bulguları, 14 ila 17 yaşları arasındaki 278 genç kız üzerinde yapılan bir araştırmaya dayanıyordu. Gençler, sosyal medyada özçekimleri ne sıklıkta paylaştıkları ve fotoğraflarında kırmızı gözü düzeltmek, tenlerini pürüzsüzleştirmek için veya daha ince görünmelerini sağlamak için bir uygulama kullanmak gibi belirli fotoğraf düzenleme tekniklerini ne sıklıkta kullandıklarını içeren soruları olan çevrimiçi bir anket doldurdular. Ayrıca, sosyal medyada hangi özçekimleri paylaşacaklarını seçmek için araştırmacıların “selfie yatırımı diye adlandırdığı, ne kadar zaman ve çaba harcadıklarını ölçmek için tasarlanmış, bir dizi açıklamaya da yanıt verdiler. Buna ek olarak, kızlar kendi kendini nesneleştirme ve görünüm kaygı düzeylerini ölçmek için tasarlanmış bir dizi anketi tamamladılar.

Aubrey, “Ana bulgumuz, selfie çeken ve paylaşan çocuklar hakkında gerçekten endişelenmememiz gerektiğiydi; olumsuz etkilerin geldiği yer bu değil. Olumsuz etkilere neden olan yatırım (harcanan zaman ve emek) ve düzenleme.” dedi. “Selfie düzenleme ve selfie yatırımı, kendini nesneleştirmeye neden oluyor ve kendini nesneleştiren kızların vücutlarından utanç duymaları veya görünüşleri konusunda endişeli olma olasılıkları daha yüksek.”

Araştırmacılar, ergenlik çağındaki kızlara odaklanmayı seçtiklerini, çünkü özellikle onların kendini nesneleştirmeye karşı savunmasız olduklarını söylediler.

Arizona Üniversitesi iletişim departmanından Aubrey ve doktora öğrencisi Kun Yan ile birlikte, doktora adayı olan lider çalışma yazarı Larissa Teran, “Kızlar, erkeklerden daha fazla kendi kendini nesneleştirecek şekilde sosyalleştiriliyor; bu oldukça tutarlı bir bulgu,” dedi.

Araştırmacılar, kızların kendini nesneleştirmenin bir sonucu olarak vücut imajı sorunları gibi olumsuz sonuçları yaşamalarının erkeklerden daha olası olduğunu, bunun da depresyon ve yeme bozuklukları gibi sorunlara yol açabileceğini söylediler.

Aubrey, “Kendini nesneleştirme, ergenlik döneminde önlemek istediğimiz pek çok şeye giden yoldur.” dedi. “Bu yüzden müdahaleler, kızları, kendileri hakkında bir farkındalık geliştirmeye nasıl teşvik edebileceğimize odaklanmalı, yalnızca diğer insanlara nasıl göründüklerine bağlı olmamalıdır.”

Araştırmacılar, ergen kızların ebeveynlerinin ve bakım verenlerinin, gençlerin telefonlarındaki selfie düzenleme uygulamaları veya selfie’ler ile dolu fotoğraf albümleri gibi kırmızı bayrakların (uyarı işaretlerinin) farkında olması gerektiğini söylediler. Bir gencin selfie’ye takıntılı olduğu görünüyorsa, konuşma zamanı gelmiş olabilir.

Teran, “Bu konuşmaların çok erken yaşta yapılması, sorunların gelecekte önlenmesinin yollarından biridir.” dedi.

Araştırmacılar ayrıca özçekimleri paylaşmak için farklı motivasyonlar olabileceğini de belirtiyorlar.

Aubrey, “Selfie’ler medya ortamının bir parçasıdır, ancak onları insanları görünüşünüze veya bedeninize hayran bırakmaya çalışmaktan başka nedenlerle paylaşmalısınız,” dedi Aubrey. Örneğin, tatilde veya arkadaşlarınızla bir selfie yayınlamak, görünüşe odaklanmaktan ziyade bir deneyimi paylaşmak adına olabilir.

Araştırmacılar, her gün tahmini 93 milyon selfie çekildiğini ve yakında ortadan kaybolacak gibi görünmediklerini ve kaybolmaları gerekmediğini söylediler. Teran, “hatırlanması gereken önemli şey: “Selfie’ler kötü değil. Sadece takıntılı olmayın” dedi.

Çeviri: Nazlı Can Aydın

Kaynak: Science Daily

Bir cevap yazın