Çocuğunuza Sinirlendiğinizde Telafi Etmek İçin 5 ipucu

Çocuğunuza sinirlendiğinizde ne yapacağınıza dair işte sizin için bir oyun planı.

“Sizin konuşmanızı duyduktan sonra, bir daha asla çocuklarıma bağırmaya karar verdim. İyi bir rol model olmak istiyorum. Ama sadece 24 saat sonra tamamen kendimi  kaybettim ve kendimi çılgın bir kadın gibi çığlık atarak buldum.”

Kendi duygularınızı düzenlemenin ne kadar zor olduğunu fark ediyor musunuz? Kulübe katılın! Bugün hepimiz için, sinirlenmemiz  hakkında bir hatırlatma.

Motivasyonumuzu kaybettiğiniz zamanlarda kendinizi tekrar toparlamanız için teşvik olarak  sinirlenmek işe yarayacaktır. Fakat bunun için kendinizi hırpalamak işe yaramayacaktır. İşe yarayacak olan ne tür bir desteğin size yardımcı olacağını fark etmek ve kendinize bu desteği vermektir.

Mükemmel bir ebeveyn olmak zorunda değiliz. Gerçekten. Sadece yoldan çıktığımızın  farkına vardığımızda doğru yönde ilerlemeye başlamanın yollarını bulmamız gerekiyor.

Çocuklar dayanıklıdır ve ebeveynlerden kusursuz olmalarını beklemezler. İhtiyaç duydukları şey, sorumluluk almayı ve bir şeyleri telafi etmeyi  modelleyen bir ebeveyn. İşler yanlış gittiğinde özür dileyen ve yeniden bağlanan bir ebeveyn – bazen insan ilişkilerinde kaçınılmaz olarak yaptığı gibi.

Kendinizin mükemmel olmasını beklemeyin . Bu ağır yükü bir kenara  bırakın çünkü asla mükemmel  olmayacaksınız ama  fazlasıyla yeterli, sadece olduğunuz gibi olacaksınız. Sadece  olgunlaşmaya devam etmeniz  bekleniyor. Ebeveynlik bir varış noktası değil, bir yolculuktur.

Ve sinirlendiğinizde  ne yapmalısınız? İşte oyun planınız.

1. Kızgınken harekete geçmemeye söz verin.

Sinirlendiğinizi fark ettiğinizde durun, geçici olarak o an uğraştınız şeyi bırakın ve nefes alın. Böylece öfkenizin sizi ele geçirip geçirmediği konusunda bir seçeneğiniz olur.

2. Durumu çocuğunuzun bakış açısından görmeniz gerektiğini  hatırlayın.

Çocuklarımız yaramazlık yaptığında, bu genellikle bizi tartışmaya ve sinirlenmeye sürükler. Bu yüzden onlara düşman gibi davranmaya başlarız. Fakat onlar bizim için düşman veya tehlike değildir.

Kızgın olduğumuzda “haklı” olduğumuzdan eminizdir ama her zaman olaylara bakmanın başka bir yolu vardır. Kimse yanlış olmak zorunda değil.

3. Sakinliği ve güvenliği yeniden sağlayın.

Birkaç derin nefes alın. Daha olumlu bir düşünce bulun bu bu olumsuz düşüncelerinizi daha  duygusal şeylerle  değiştirin. Belki: “Bu tehlikeli bir  durum değil … Çocuk gibi davranıyor çünkü o bir çocuk … Bana üzgün olduğunu ve yardımıma ihtiyacı olduğunu gösteriyor.”

Ardından, yeterince sakinseniz, çocuğunuzla yeniden bağlantı kurun. Çocuğunuzun duygularını kabul ederseniz, çocuğunuz da sizinle yeniden iletişim kurmak için kapılarını açacaktır. “Ah, tatlım, ikimiz de çok üzgünüz. Sanırım bunu istiyordun…”

Neden üzüldüklerini anlamaya çalışın. İhtiyacınız olan sınırı belirleyin. Tonunuzu ayarlayın ve nefes almaya devam edin. Unutmayın, öfke duyulana kadar yok olmaz. Dinleyin ve anlamaya çalışın.

Yapıcı davranışlar sergileyecek kadar  sakin değil misiniz? Gerekirse uzaklaşın. Çocuğunuza bu dakika sinirlendiğinizi biliyorum, ama sakinleştikten sonra daha iyi bir iş yapacaksınız. Sonuçta çocuğunuz hiçbir yere gitmiyor. Nerede olduğunu biliyorsunuz.

4. Sinirlendikten sonra daima özür dileyin.

Hem bağırdığınızda hem de özür dilediğinizde rol model olduğunuzu unutmayın. Sadece “Çok zor bir gün geçirdim ve bununla baş edemedim. Bu yüzden sana bağırdım. Ama bu bir mazeret değil. Kimse bağırmayı hak etmiyor. .” Sadece doğru hareket edip bağırmayacağınızı söyleyerek çocuğunuzau suçlamaya karşı direnin. Bağırmak her zaman sizin sorumluluğunuzdadır ve hiçbir çocuk (ya da yetişkin) bağırmaya layık değildir.

5. Tekrar etmekten kaçının.

  • Daha sonra kendinize şu soruyu sorun: “Bir dahaki sefere sinirlenmemek için ne yapabilirim?”
  • Düşünmeden hareket etmememek için hayatınızdaki stres miktarını azaltabilir misiniz?
  • Daha fazla uyumaya  mı ihtiyacınız var? Bir plan yapın. (Hayır, çocuklarınızın ne sıklıkta uyandığını kontrol edemezsiniz, ancak yatağa ne zaman gideceğinizi kontrol edebilirsiniz.)
  • Her şeyin alt üst olduğu belirli bir saat var mı? Günün o saatinde kendinize ve çocuğunuza nasıl daha fazla destek verebilirsiniz?
  • Gerekirse, biraz destek alın — bir ebeveynlik dersi alın, iyi bir ebeveynlik kitabı alın, bir foruma katılın, bir danışmana bakın.
  • Çocuğunuzla daha az kışkırtıcı olması için önleyici bakım yapıyor musunuz? Bu stratejileri ayrıca çocuğunuza daha yakın hissetmenize yardımcı olur, böylece işleri onun bakış açısından daha fazla görebilirsiniz.
  • Çocuğunuzu cezalarla tehdit etmeye başladığınızda, bunun kendi çaresizlik duygunuzdan geldiğini fark edebiliyor musunuz? Bunu derin bir nefes almayı ve sakinleşmeyi hatırlatmak için kullanın. Sakin bir durumdan çok daha iyi müdahale edeceksiniz.
  • Bağırmaktan vazgeçmek istiyorsanız  ama bunu zor buluyorsanız, kendine bir izin verin –  Evet bu zor! Ancak mümkündür. Bu yüzden kendinize bir yıldız grafiği oluşturarak destek verebilirsiniz. Çocuklarınız size yıldız verdiğinde  her sabah ya da öğleden sonra bağırmamış olursunuz. Bu yöntemle önceki haftadan daha iyi olan her hafta sizin için kutlamaya değer.

Kendinizi desteklemek için yapabileceğiniz bir şey buldunuz, böylece sinirlenmeye başladığınızda daha iyi kontrol edebilirsiniz.  Bugünden başlayarak bunu yapmaya söz verin.

Ve elbette, kendinizi affedin. Ebeveyn olmak zordur ve kimse mükemmel değildir. Ancak sinirinizi çocuğunuza yansıtmak yerine kendinizi her sakinleştirdiğinizde, beyninizi yeniden yapılandırırsınız, böylece bir dahaki sefere kendinizi kontrol etmek daha kolay hale gelir. Zamanla, siz değiştikçe çocuğunuzun da değiştiğini göreceksiniz. Ve tüm ailenizi çok daha az dram ve çok daha fazla sevgiyle yaşarken bulacaksınız.

Çeviri: Yaren Kaya
Kaynak: Psychology Today

Bir cevap yazın