Homunculus’un Kökeni ve Evrimi

Barrow Nöroloji Enstitüsü ve Montreal Nöroloji Enstitüsü’nün beyin cerrahları tarafından yapılan göz açıcı araştırmalar, beyin cerrahı Wilder Penfield Homunculus’u olarak bilinen ve belki de nörobiyolojide tasarlanan en ünlü kavramın kökeni ve evrimiyle alakalı çok önemli bir araştırma yaptılar. Makale,  World Neurosurgery Dergisi’nin Ağustos sayısında yayınlandı. Araştırma Dr. Mark Preul ve Gurpreet Gandhoke tarafından Barrow’da ve Richard Leblanc tarafından Montreal’de yapıldı.

Bu heyecan verici araştırma, McGill Üniversitesi Osler Kütüphanesi’nde bulunan Penfield arşivlerini değerlendirmenin yanı sıra, Mcgill’de Homunculus’un başlangıcının izlenebileceği bilinen tek kopyanın(Edwin Boldrey’in 1936 yılında McGill’de Penfield tarafından süpervize edilen yüksek lisans tezi) yıllarca korumasının sonucudur. Penfield’ın nöroşirurji kursiyerlerinden biri olan Boldrey, o zamana kadar gerçekleştirilen insan beyin cerrahisi sırasında intraoperatif uyarımlar ile eşleştirmelerin en büyük ve en karmaşık çalışılan koleksiyonunun analizini yazdı.

Boldrey’in tezi, açık beyin cerrahisi sırasında 1928’den 1936’ya kadar çalışılan 100’den fazla hastanın elektriksel beyin uyarılarının inanılmaz bir kaydını sağlamakla kalmayıp ve daha sonra gerçekleşen ek vakaları da içeriyor. Her stimülasyon noktası, her biri belirli bir işlevi temsil eden 28 beyin haritasından birine atandı. Bunlar arasında dil, ağız, çene, yüz ve boğazın hareketi ve hissi; yutma ve seslendirme; parmaklar, el, kol, omuz, gövde, bacak ve ayak hissi ile bu kısımların hareketleri yer aldı. Bu süreçte görme ve duyma, baş ve göz hareketleri gibi otonomik fonksiyonlar ile birlikte temsil edildi. Her bir stimülasyon noktası, Sylvian ve Rolandic fissürlerden uzaklığına göre uygun kompozit haritaya yerleştirildi ve böylece bireysel veri noktalarının bir küme diyagramı oluşturuldu. Bu şekilde, biyolojik sistemlerden elde edilen gruplandırılmış verilerde görülen bireysel varyasyonların bir yansıması olan geniş çaplı noktaları olan olasılıksal haritalar oluşturuldu.

İkonik Homunculus, Penfield tarafından hafızaya yardımcı olmak için bir öğretim aracı olarak tasarlandı ve Mcgill’de tıbbi bir illüstratör olan Hortense Cantlie tarafından çizildi. 1937’de bu karmaşık fikrin ilk görüntüsünü kafasını izleyiciye bakmak için yukarı doğru kaldırmış dizlerinden trapezde asılı bir akrobat olarak ortaya koydu.Aletleri kavramak için gerekli olan başparmaklara ve konuşma için gerekli olan dil ve dudaklara karşı ayrılan alanlar, insan deneyimi ile ilgili göreceli önemlerini yansıtarak orantısız bir şekilde geniştir.

This is the homunculus

Preul ve Leblanc, “Penfield’in Homunculus’u, en temel teknolojiyle elde edilen ve sonraki nesil nörobiyologların hayal gücünü yakalayan bilinçli insan beyninin keşfinde harcanan olağanüstü çabaların bir sembolüdür. Penfield’in en büyük katkılarından biri, kendi notaları ve mektupları aracılığıyla ilan edildiği gibi beynin gizemlerini herkese açıklamaya çalışmasıdır ve serebral fonksiyonel organizasyonu anlamak için insansı bir anımsatıcıdan daha iyi bir yol olmadığını fark etmiş olmasıdır. Boldrey’nin tezi, nörobilim tarihindeki en dikkat çekici yayınlardan biridir ve Wilder Penfield’in Homunculus’unun olağanüstü etkili ve çekici kavramının kökenine büyüleyici bir pencere sunmaktadır.” diye belirttiler.

Çeviri:Mehmet Çağlar Akyiğit

Orijinal Araştırma: “Edwin Boldrey and Wilder Penfield’s Homunculus: A Life Given by Mrs. Cantlie (In and Out of Realism)”. Mark Preul et al. World Neurosurgery doi:10.1016/j.wneu.2019.08.116.

Kaynak: NeuroscienceNews

Bir cevap yazın