Daha İyi Hatırlamak İçin Kısa Bir Uyku

Altı dakikalık bir şekerleme bile belleğinizi geliştirir

Öğle yemeğinden sonraki anı düşünün, hissettiğiniz ağırlığı hatırlayın. Eğer o saatte hızlı bir kestirmenin cazibesine yenik düştüyseniz, patronunuzun hoşnutsuzluğunu kazanmanız olası bir durumdur. Ancak uyku araştırmalarından elde edilen son sonuçlar, hoşnutsuz ifadeler yerine sırtınızı sıvazlayan bir el olması gerektiğini ortaya koyuyor.

Uykunun hafızayı geliştirdiğini ortaya koyan çok fazla kanıt var. Yakın zamanda, Almanya’daki Düsseldorf Üniversitesinden Olaf Lahl ve meslektaşları, hafızayı önemli ölçüde arttırmak için sadece altı dakika uykuya dalmanın yeterli olduğunu göstererek güç uykusunun önemini ortaya koydu. Altı dakikalık zaman dilimi, zihinsel işlevselliği etkilediği belirlenen en kısa uyku süresidir. Lahl, anıları pekiştiren durumun, bilinci kaybetme noktasında bir şeyler olduğunu söylüyor.

Lahl’ın çalışmasındaki katılımcılar üniversitenin uyku laboratuvarında 13: 00’da hazır oldular. Katılımcılara 30 kelimelik bir listeyi ezberlemeleri için iki dakika verildi ve katılımcılar bir saat sonra bu kelimeleri geri çağırmaları konusunda test edildi. Bu arada katılımcılar, ya uyanık kaldılar ya altı dakikalık ya da ortalama 35 dakika daha uzun bir şekerleme yaptılar. Uykusuz bırakılan, katılımcıların hatırlama düzeyi ortalama yedi kelimenin altındaydı. Kısa bir şekerleme performansı sekiz kelimeden fazlaya çıkardı. Derin uykuda bir süre de dâhil olmak üzere daha uzun bir şekerleme, hatırlamayı dokuzdan fazla kelimeye yükseltti.

Lahl daha önce hafıza için uykunun faydalarının çoğunlukla pasif olduğunu düşündüğünü söyledi. Ayrıca, bilinçsizliğin, yeni deneyimlerin eski hatıraları ortadan kaldırma oranını yavaşlattığını ve uyuyan beynin uyanma deneyimini depolamak için özel bir şey yapmadığını da ekledi. Ancak Journal of Sleep Research’te yayınlanan bu son bulgu Lahl’in fikrini değiştirdi çünkü altı dakika unutmak için fazla uzun bir süre gibi görünmüyor.

Ancak İngiltere’deki Loughborough Üniversitesinden uyku araştırmacısı Jim Horne, hafızadan faydalanmak için derin bir uykuya ihtiyaç duyulduğundan ve uyuklayanların, sürekli uyanık kalan muadillerine göre biraz daha zinde olabileceğinden şüpheleniyor. Lahl çalışmasında, “uykusuzluğun hafızaya zarar vermesi uykunun hafızayı geliştirmesinden daha olasıdır” diyor.

Harvard Tıp Okulu’nda uyku üzerine çalışan Robert Stickgold aynı fikirde değil. “Altı dakikalık uykunun sizi daha az uykulu yapabileceğine inanmak zor” diyor. Stickgold bunun yerine, deneyin uykudan önce başlayan ve çok kısa bir uykudan uyandıktan sonra da devam edebilecek bir bellek sağlamlaştırma süreci ortaya çıkardığından şüpheleniyor. “Uyanmanın son birkaç dakikasında, beyin daha sonraki işlemler için konulara etiket koyabilir” diye de tahminde bulunuyor.

Uyuyan bir beyin sadece beklemede değildir aynı zamanda karmaşık ve düzenli aktivitelerden geçer. Bunlardan biri, kısa süreli anıların oluştuğu hipokampustan, daha dayanıklı formlarda depolandıkları kortekse, insanların uyanıştaki şeyleri daha iyi hatırlamalarının olası bir nedeni olan nöral aktivite akışıdır. Bu süreç sadece verileri nöral dokuya yazma meselesi de değildir. Yakın zamanda uyku ve uykusuzluk üzerine yapılan bazı çalışmalar, uyuklamanın özellikle öğrenilenlerin özünü çıkarmak, gerçekleri ilginç şekillerde birleştirmek ve günün duygularıyla baş etmek gibi bilgilerle akıllı şeyler yapmak için önemli olduğunu göstermektedir.

Horne, yönetici düşünmenin (executive thinking) özellikle uyku kaybından etkilendiğini söylüyor. Düşüncelerinizin daha çok gidip geldiğini, yeniliklerle daha az başa çıkabildiğinizi ve daha az risk değerlendirmesi yapabildiğinizi ekliyor. Bu durum sağlık görevlileri, vardiyalı çalışanlar ve askeri komutanlar için kötü bir haber ve belki de kumarhanelerin bütün gece açık kalmasının nedenini ortaya koyuyor.

Stickgold, uyku sırasında en önemli bilgi işleme basamağının bilgiye anlam katmak ve daha geniş bir bağlama sığdırmak olduğunu açıklıyor ve bu tür işlemlerin büyük olasılıkla uykunun evrimini tetiklediğini ekliyor. Uykunun tüm işlevlerinden bellek, dinlenmenin aksine, tehlikeli bilinç kaybı fenomenini neden incelemek zorunda olduğunuzu açıklayan tek şeydir.

Buna karşın Lahl, uykunun görevinin öncelikle beyni onarmak ve temizlemek olduğunu düşünüyor ve bir günde ne kadar öğrendiğiniz ile geceleri ne kadar uyumanız gerektiği arasında bir ilişki olmadığını belirtiyor. Bununla birlikte, şimdi de iki dakikalık bir şekerlemenin etki gösterip göstermeyeceğini araştırıyor. Bellek geliştirmenin gerçekleşebileceği kritik süreyi bulmak için bunu en uç noktaya taşımaya çalıştıklarını, ancak bu kadar kısa dönemlerde etkenin uyku olup olmadığına karar vermenin zor olduğunu da ekliyor.

Çeviri: Ayşe Nur Balli

Kaynak: Scientific American

Bir cevap yazın