Yeni Nöral İletişim Sistemi Keşfedildi

Case Western Reserve Üniversitesindeki biyomedikal mühendisi araştırmacılar daha önce keşfedilmemiş bir nöral iletişim şekli keşfettiklerini ve bu keşfin belirli beyin süreçlerini ve beyin bozukluklarının temelinde yatan sinirsel aktiviteyi daha iyi anlamalarına yardımcı olabileceğini söylüyorlar. Araştırmacılar Elmer Lincoln ve Dominique Durand; henüz ne olduğunu tam olarak bilmediklerini belirtirken yeni bir nöral iletişim sistemi keşfetmiş olabileceklerini belirtti.

Şimdiye kadar, nöronların beyinde birbirleriyle iletişimi; sinaptik aktarım, akson yoluyla aktarım ve nöronlar arasında “ara bağlantı” olarak bilinen üç yol ile meydana gelmekteydi. Bilim adamları, birçok nöronun aynı anda ateşlendiğinde, elektroensefalogram (EEG) ile kaydedilebilecek zayıf elektrik alanları ürettiklerini biliyorlardı ancak bu alanların nöral aktiviteye katkıda bulunmayacak kadar küçük olduğu düşünülüyordu. Yapılan deneyler, bu alanların yalnızca hücreleri harekete geçirmekle kalmayıp aynı zamanda kendi elektrik alanlarını üretebileceklerini ve kendiliğinden yayılan bir ateşlenme dalgası oluşturabileceklerini göstermiştir.

Yeni keşfedilen bu iletişim şekli, farelerden çıkarılmış hipokampal alanlar üzerinde, uyuduğumuzda oluşturulanlara benzer (nispeten daha hızlı) dalgalar analiz edilirken bulunmuştur. Bu dalgalara yavaş salınımlar da denilmektedir. Yavaş salınımlar, yavaş dalga uykusu sırasında korteks ve hipokampusta görülen standart bir özelliktir.

Geçmişte bu dalgaların varlığı bilinse de tam olarak ne olduğu ve yayılabildiği konusunda bir bilgi söz konusu değildi. Beyinde gözlenen bu düşük seviyeli elektrik akımına ephaptik birleşme adı verilir. Araştırma kapsamında ortaya çıkan en radikal bulgu ise bu elektriksel alanın beyin dokusundaki bir boşluktan geçebiliyor oluşuydu.

Araştırma ekibi bir beyin dokusu üzerinde yaptığı çalışmada elektriksel alanın sıçrama hareketiyle dokunun kesik tarafına da etki ettiğini gözlemledi. Gözlemlenen bu davranış nörobilimciler tarafından daha önce bildirilmemiş bir dalga davranışı olarak kayıtlara geçti. Olgu ilgili çevrelerce şaşkınlıkla karşılandı ve yayımlanmadan önce The Journal of Physiology tarafından oluşturulan komisyon tarafından deneylerin tekrarlanması istendi. Bunun üzerine süreç tekrarlandı ve aynı sonuçlar tekrar gözlemlendi.  

Farelerden çıkarılmış hipokampal alanlar üzerinde gözlenen dalgalar insan beyninde de gözlenebilecek mi? Bu sorunun cevabını biz de merakla bekliyoruz!

Çeviri: Şiyar Morsunbul

Kaynak: Case Western Reserve Üniversitesi

Bir cevap yazın