Otoimmün Hastalıklar ve Stres

Otoimmün hastalıklar ve stres: Bir bağlantı var mı?

Özet: Araştırmacılar, otoimmün hastalıkları (doğuştan bağırsak ile ilgili) olanların neden önceden stres ile ilişkili bozukluklara sahip olma olasılığının daha yüksek olduğunu düşünmektedir.

Kaynak: Hardvard

Yapılan yeni bir çalışmada, daha önce stres ile ilişkili bozukluklar tanısı alan insanlarda otoimmün hastalıklarının görülme oranını daha fazla bulunduğundan, stresin; deri veremi veya romatizmal eklem iltihabı gibi, otoimmün hastalığa neden olma olasılığını arttırdığı görüldü.

Bu araştırmayı duyan hastalar “Bunu biliyordum!” diyor.

Ancak, stres ile otoimmün hastalıklar arasındaki potansiyel bir bağı kabul etmeden önce, çalışmanın bazı ayrıntılarına bakalım ve “otoimmün hastalık”, “stres” ve “stresle ilgili bozukluk” terimlerini nasıl tanımladığımızı düşünelim.

Otoimmün hastalık nedir?

Otoimmün hastalıkları, vücudun bağışıklık sisteminin kötüye gittiği ve kendi dokularına saldırmaya başladığı büyüleyici ve gizemli koşullardır. Çok sayıda otoimmün hastalıkları var. Bunlardan en iyi bilinenlerden bazıları romatoid artrit yani romatizmal eklem iltihabı, sedef hastalığı, çoklu doku sertleşmesi ve tip 1 diyabettir.

Bazı vakalarda, bir durum sert bilimden ziyade geleneksel bilgelik veya uzman görüş birliğine dayanarak “otoimmün” olarak sınıflandırılır. İltihaplanmanın mevcut olduğu veya bağışıklık sisteminin aktif olduğu nedeni bilinmeyen durumlarda “otoimmün” teriminin gevşek bir şekilde kullanıldığı görülmüştür. Fakat enfeksiyon da aynı şeyi yapabilir. Bu nedenle, belki şimdi otoimmün olduğu düşünülen bu koşullardan bazıları, henüz tanımlanmayan bir organizma tarafından kronik enfeksiyonlar haline gelecektir.

Stres nedir?

“Stres” genel bir tanımıyla, fiziksel, psikolojik veya duygusal olup, “savaş ya da kaç” tepkisinin belirginleştiği gerilime neden olan herhangi bir deneyimdir (bu sırada adrenal bezi adrenalin salgılar, bu da hızlı nabız ve solunum ve kan basıncını arttırır). Bir aslan tarafından kovalanmak buna yol açan iyi bir örnektir. Fakat, kalıcı stresin (mali durum endişesi, zihinsel veya fiziksel sağlık ya da kişilerarası ilişkiler gibi) yüksek tansiyon veya otoimmün hastalık gibi kronik hastalıklara yol açabileceği teorisini ortaya koyuldu.

Bir insan için strese neden olan şey büyük ölçüde bireyseldir. Çok bilinen bir örnek, kamuoyunda konuşmak zorunda kalmak. Bazı insanlar kalabalığın önünde bir konuşma yapmayı kolay buluyor; ancak aynı durum, diğerleri için korkutucu bir şey hissetmeye ve haftalar öncesinden endişelenmeye neden olabilir. Stresli bir deneyim, evlenmek veya arkadaşlarınızın ve ailenizin saklandığı doğum gününde bir odaya yürümek gibi oldukça olumlu bir şey de olabilir. Mesela sürpriz!

Strese bağlı bozukluk nedir?

Stres ile stresli bir olayı takiben belirli, bir durumun veya hastalığın geliştiği “strese bağlı bir bozukluğa” sahip olmak arasında büyük bir fark vardır. Dramatik bir örnek, ciddi bir fiziksel ya da psikolojik yaralanmanın; travmayla ilgili istenmeyen anılar, hafıza problemleri, duygusuzluk, sinirlilik gibi bir sürü soruna yol açtığı travma sonrası stres bozukluğudur (TSSB).

Stres ve otoimmün hastalık arasındaki bağlantıyı keşfetme

Bu yeni çalışmada araştırmacılar, strese bağlı bozukluklar tanısı alan 100.000’den fazla kişiyi analiz etmiş ve en az bir yıl sonra 126.000’i kardeşleri olan ve stresle ilgili rahatsızlığı olmayan bir milyon kişiyle otoimmün hastalık geliştirme eğilimlerini karşılaştırmıştır.

Çalışmada bireylerin strese bağlı bir bozukluk tanısı aldığı tespit edildi

  • otoimmün bir hastalığa yakalanma olasılığı daha yüksekti (strese bağlı bozuklukları olan 1000 hasta yılında yaklaşık dokuz, strese bağlı rahatsızlığı olmayanlar arasında sadece 1000 hasta yılında yalnızca altı)
  • çoklu otoimmün hastalıklar geliştirme olasılığı daha fazlaydı
  • daha genç ise otoimmün hastalık oranı daha yüksekti.

* Hasta yılları, bir çalışmada kaç kişinin ve ne kadar süre için değerlendirileceğini birleştiren bir ifadedir. Bir hastalığın sıklığı 1000 hasta yılı başına 9 ise, bu 9 kişinin, 1 yıl boyunca izlenen 1000 hastanın veya 2 yıl boyunca izlenen 500 hastanın arasında hastalığı geliştireceği anlamına gelir).

Özellikle önemli bir gözleme bakıldığında, SSRI (bir tür antidepresan) ile tedavi edilen TSSB hastalarında artan otoimmün hastalık oranının daha az dramatik olduğu görülmüştür. Bu gözlemler ilgi çekici olsa da, stres ile ilişkili bozuklukların otoimmün hastalığa neden veya nasıl yol açabileceği söylenmiyor.

Gözlemsel çalışmalar hakkında alışılmış uyarılar

Bu tür bir gözlemsel çalışmanın, strese bağlı bozuklukların aslında otoimmün hastalıklarına neden olmayacağını vurgulamak önemlidir. Örneğin, otoimmün bir hastalığın veya strese bağlı bir bozukluğun başlangıç tarihi tam olarak bilinemez. Bu nedenle, araştırmacıların, otoimmün hastalığın strese bağlı bozukluktan sonra iyi bir şekilde tanı koyulmasının gerekliliğine rağmen, aslında otoimmün durumunun, stres ile ilgili bozukluk tanısını koyulmadan önce de mevcut olması olasıdır. Durum buysa, stres ile ilişkili bozukluk otoimmün hastalığa neden olamazdı.

Ek olarak, stres ile ilişkili bozukluklar haricinde başka şeylerinde otoimmün hastalığına neden olma oranını yükseltiğinden dolayı suçlanma olasılığı muhtemeldir. Örneğin, ağır stresli durumlardan geçen kişilerin sigara içme olasılığı daha yüksek olabilir ve sigara içmenin romatizmal eklem iltihabı ve çoklu doku sertleşmesi dahil olmak üzere bazı otoimmün hastalıkların oluşma riskini arttırdığı görülmüştür.

Bir nokta daha var: Bu çalışmada, göz önüne alınan 41 otoimmün hastalık arasında tip 2 diyabetin de bulunduğu görülmüştür. Bu en yaygın diyabet tipi olmasına rağmen (tüm vakaların% 90’ından fazlasını oluşturur) otoimmün bir hastalık olarak kabul edilmez. Otoimmün hastalığın daha sıkı tanımlamalar uygulanmış olsaydı farklı sonuçlar ortaya çıkmış olabilirdi.

Otoimmün hastalığın gizemi devam ediyor

Stres ya da strese bağlı bozuklukların otoimmün hastalığın oluşmasında önemli bir rol oynaması kurgusal kalmaktadır. Daha da önemlisi, bu stres kaynaklı psikolojik hastalıkların herhangi bir özel tedavisinin otoimmün hastalıkları önleyip önleyemeyeceği sorusudur. Bu büyüleyici olasılığı inceleyen klinik bir çalışma dört gözle beklenmektedir.

Çeviri: Yaren Kaya

Kaynak: Neurosciencenews

Bir cevap yazın