Yaratıcılık Sadece Gençler İçin Değildir!

Özet: Kavramsal Nobel ödülüne sahip kişiler yirmili yaşlarının ortalarında zirveye ulaşırken, deneysel olarak yenilikçi ödül sahibi kişiler 50’li yaşların ortalarında zirveye ulaşmaktadır.

Eğer büyük bilim insanlarının yaratıcılıklarının zirvede oldukları dönemin, gençlik dönemleri olduğunu düşünüyorsanız, asıl hikâyeyi kaçırıyorsunuz.

Ekonomi alanında Nobel ödülü kazanan kişilerle yapılan yeni bir çalışma, yaratıcılığın iki farklı döngüsü olduğunu saptadı. Bunlardan birisi bazı insanları, kariyerlerinin başındayken bulurken diğeri ise genellikle yaşamın daha ileriki dönemlerinde ortaya çıkıyor.

Yapılan çalışmada, ödül sahibi olan kişilerin erken zirve için 20, daha geç olan zirve noktası için ise 50’li yaşların ortalarındaki bilim insanları oldukları görülmüştür.

Araştırma, sanat ve diğer bilim alanlarında benzer kalıpları bulan yazarların önceki çalışmalarını desteklemektedir. Çalışmanın yazarı ve Ohio Devlet Üniversitesinde ekonomi profesörü olan Bruce Weinberg ‘’Bu çalışmada bulduğumuz şeylerin ekonomi alanı ile sınırlı olmadığına, ancak daha genel olarak yaratıcılığa uygulanabileceğine inanıyoruz’’ dedi.

‘’Birçok insan yaratıcılığın özellikle genç olmakla ilgili olduğuna inanır, aslında bu durum ne tür bir yaratıcılıktan bahsettiğinize bağlı’’

Weinberg, çalışmayı Chicago Üniversitesi Ekonomi Profesörü David Galenson ile gerçekleştirdi. Ayrıca çalışmaları, De Economist dergisinin özel bir sayısında yer almaktadır. Çalışmada, en çarpıcı işlerini kariyerlerinin başlarında yapan Nobel ödülü sahipleri, daha çok “kavramsal” yenilikçi olma eğilimindeydi.

Bu tür yenilikçiler, geleneksel bilgeliğe meydan okuyan, alışılmışın dışında düşünebilen ve aniden yeni fikirler ortaya çıkarmaya eğilimli kişilerdir. Weinberg, kavramsal yenilikçilerin, zaten var olan ve kabul edilen teorilere dalmadan önce kariyerlerinin başında zirveye ulaşma eğiliminde olduklarını söyledi.

Bunun yanı sıra “deneysel” yenilikçiler arasında bulunan başka bir yaratıcılık çeşidi olduğunu da ekledi. Bu yenilikçiler kariyerleri boyunca edindikleri bilgileri biriktirip, bu bilgileri çığır açacak şekilde analiz etmek, yorumlamak ve yeni anlayış biçimleriyle sentezlemek için kullanırlar.

Önemli deneysel yenilikler için gereken uzun deneme süreleri ve bu süreçte ki yanılmalar, deneysel yenilikçileri Nobel ödüllü bir kariyere geç başlamak için eğilimli bir hale getirir.

Weinberg, “Kariyer hayatınızda erken ya da geç yaratıcı zirveye ulaşmanız, kavramsal ya da deneysel bir yaklaşımınızın olup olmamasına bağlıdır” dedi.

Araştırmacılar, 31 ödül almış kişiyi içeren çalışmaya karşı yeni ve ampirik bir yaklaşım benimsemişlerdir. Ödül almış bu kişileri, en deneyselden en kavramsal olana şeklinde bir listeye yerleştirdiler. Bu sıralama, ödül kazananların, kavramsal veya deneysel bir yaklaşımın göstergesi olan en önemli çalışmasının spesifik, nesnel özelliklerine dayanıyordu.

Örneğin, kavramsal ekonomistler varsayımları, ispatları ve denklemleri kullanma eğilimindedir ve makalelerine matematiksel bir ek ya da giriş yaparlar. Deneysel ekonomistler ise doğrudan çıkarımlara, sonuçlara bakarlar, bu yüzden makalelerinde yerler, zaman dilimleri ve endüstriler veya emtialar gibi belirli öğelere daha fazla atıf yapma eğilimindedirler.

Ödül alanların sınıflandırılmasından sonra, araştırmacılar her bir ödül alan kişinin ekonomiye en önemli katkısını yaptığı ve yaratıcılığının zirvesinde sayılabileceği yaşı belirledi. Bunu, akademisyenlerin bir araştırma makalesinin değerini ve etkisini nasıl derecelendirdiğine dair bir yolu göz önünde bulundurarak yaptılar. Bir çalışma, makale diğer bilim insanlarının çalışmalarında ne kadar sık geçiyorsa ve atıf aldıysa o kadar etkili hale gelir. Bu nedenle, bir makale ne kadar fazla alıntı toplarsa, o kadar etkili olur.

Weinberg and Galenson, ödül kazanan kişilerin en çok atıf aldığı ve dolayısıyla yaratıcılıklarının en çok olduğu yaşı hesaplayabilmek için iki farklı yöntem kullandılar. Kullanılan iki yöntemde, kavramsal alanda ödül alan kişilerin yaklaşık 25 ya da 29 yaşlarında zirveye ulaştıklarını gösterdi. Deneysel alanda ödül alan kişiler ise bir metoda göre 50’lerinin ortasında, diğer metoda göre ise 57 yaşındayken, kavramsal alanın yaş verilerinin neredeyse iki katı, zirveye ulaştılar.

Bu alanda yapılan diğer araştırmaların birçoğu, fizik ve tıp bilimleri gibi disiplinler arasındaki yaratıcılığın en yoğun olduğu dönemlerin farklılıkları üzerine çalışmıştır. Bu çalışmalar genellikle disiplinler arasında küçük farklılıklar bulur, yaratıcılığın zirve yaptığını nokta ise çoğu bilim alanında 30’ların ortalarından 40’lı yılların başlarına kadar yükselir.

Weinberg, “Bu çalışmalar, yaratıcı zirvelerdeki farklılıkları, işi yapan bilim insanlarına değil, direkt olarak bilimsel alanların doğasına bağlıyor” dedi.

Çeviri: Zeynep Aydın

Kaynak: Neurosciencenews.com

Bir cevap yazın