Tanıdık Yerlerde Gezerken Beynimiz

Özet: Arka hipokampüs, bilindik çevrelerde olduğu gibi yeni öğrenilen yerlerde mesafeyi izlerken de aktif hale geliyor. Ama retrosplenial korteks tersine, tanıdık yerlerde gezinirken mesafeyi izlemek için sorumluluğu devralıyor. Bulgular, beynin nasıl gezindiği ve uzamsal bilgiyi nasıl kodladığı hakkında bilinenlere ışık tutuyor.

UCL’deki bilim insanları iyi bilinen yerlerde gezinirken aktif olan anahtar beyin bölgelerini keşfederek, Alzheimer hastalığının erken aşamalarında görülen beyin hasarlarının neden bu kadar şiddetli yönelim bozukluğuna (çevreyi tanıyamama gibi) sebep olduğunu açıklamaya yardımcı oldu.

Bilindik yerleri gezinirken kılavuzluk eden belirli beyin bölgelerini bugün ilk kez Cerebral Cortex’te yayımlanan çalışma tanımladı.

Araştırmacılar, uzun süredir yeni şeyleri öğrenmeye dahil olduğu bilinen hipokampus isimli beyin bölgesinin “yeni öğrenilen” ortamdaki bir varış noktasına olan mesafeyi takip etmekte yer aldığını gözlemledi.

Ancak bilindik bir yere giderken beyindeki başka bir bölgenin – retrosplenial korteks – bu varış yerine olan mesafeyi takibi devraldığı bulundu.

“Bulduklarımız önemli, çünkü aslında beynin, gezinirken bizi yönlendiren iki farklı bölümü olduğunu ortaya koydu.” Diyor çalışmanın kıdemli yazarı Profesör Hugo Spiers (UCL Experimental Psychology).

“Hangi bölümün kullanıldığı, iyi bildiğiniz bir yerde ya da sadece henüz ziyaret ettiğiniz bir yerde olduğunuza göre değişiyor. Sonuçlar, Alzheimer hastalığında retrosplenial korteksin hasar almasının neden bu kadar elden ayaktan düşürücü olduğunu ve bu hastaların neden çok iyi bilindik ortamlarda bile kaybolduklarını açıklamaya yardımcı oluyor.”

Araştırma ekibi UCL ve Londra’daki Imperial College öğrencileriyle çalıştı. Öğrencilerin beyin aktiviteleri kendi bilindik üniversite kampüslerinde ve birkaç gün önce yeni öğrenilmiş diğer üniversite kampüsünün simülasyonunda gezinirken izlendi.

Araştırmacılar aynı zamanda navigasyonun etkisini de, öğrencileri kampüste gezinirken önlerindeki rotalarıyla gezmelerini sağlayarak araştırdı. Çarpıcı bir şekilde bu navigasyon benzeri cihazları kullanırken ne hipokampüs ne de retrosplenial korteks hedefe olan mesafeyi izlemeye devam etti.

Görsel: UCL

Öğrenciler kendi (bilindik) kampüslerinde ya da yeni öğrendikleri kampüste gezindiler. Burada gösterilen, UCL ve Imperial kampüslerinin haritası ve siyah noktalarla gösterilen de siyah okun olduğu örnek rota gibi gitmeleri gereken hedefler. Gezinme bilindik kampüste olduğunda (UCL’de gezinen UCL öğrencileri gibi) retrosplenial kortekste daha fazla etkinlik vardı.

“İyi bilindik bir yerde gezinmenin, yer iyi bilindiği için bir yere giderken çok fazla düşünmeye gerek kalmayacağını düşünerek, navigasyon kullanmayla benzer olup olmadığını merak ettik.” diyor Profesör Spiers. “Ancak, sonuçlar gösteriyor ki durum bu değil; hafızanızı kullanırken beyniniz daha çok alanı işlemeyle ilgileniyor.”

Çalışmanın ilk yazarı Dr. Zita Patai (UCL Experimental Psychology), bunun Alzheimer hastalığı üzerinde devam eden araştırmalar için, özellikle beynin farklı bölümlerindeki bozulmaların hafıza ve yön bulma gibi temel davranışlara nasıl katkıda bulunduğu ve bunun nasıl zamanla değiştiği gibi önemli sonuçları olduğunu söylüyor.

Çeviri: Ekin Acıyiyen

Kaynak: neurosciencenews.com

Bir cevap yazın