Nörotransmitterler

Nörotransmitter nedir?

Nörotransmitterler sinir sistemi tarafından nöronlar arasında veya nöronlardan kaslara mesaj iletmek için kullanılan moleküllerdir. Nörotransmiterler genel olarak vücudun kimyasal haberci olarak adlandırılmaktadır.

İki nöron arasındaki iletişim, sinaptik yarıkta gerçekleşir (nöronların sinapsları arasındaki küçük boşluk) ve bu iletişim nörotransmitterler aracılığı ile gerçekleşir. Nörotransmitterler bir nörondan aldıkları sinyali, diğerine taşıyarak bu sürecin kesintiye uğramamasını sağlamaktadır.

Öğrenme süreci gerçekleşirken de iki nöron arasında bu iletişim gerçekleşir ve bunu gerçekleştiren yapılar yine nörotransmitterlerdir.

Bir nörotransmitter, bir nöronu üç farklı yoldan biriyle etkiler: uyarıcı, inhibe edici veya modülatör.

Uyarıcı bir verici , alıcı nöronda bir aksiyon potansiyeli olarak adlandırılan bir elektrik sinyalinin üretilmesini teşvik ederken, engelleyici bir verici bunu önler. Bir nörotransmiterin uyarıcı veya inhibitör olup olmadığı, bağlandığı reseptöre bağlıdır.

Nörotransmitterlerin sınıflandırılması

Bu zamana kadar 70’den fazla nörotransmitter tanımlandı ve daha diğerlerinin de keşfedilmesi beklenmektedir. Bu çok sayıda nörotransmitteri yapısal ve işlevine göre sınıflandırmak mümkündür.

Yapısına göre nörotransmitterler:

  • Monoaminler – dopamin, noradrenalin, adrenalin, histamin, serotonin gibi
  • Amino asitler – örneğin glutamat, GABA (gama-aminobütirik asit), glisin, aspartat, D-serin
  • Peptitler – opioidler, endorfinler, somatostatin, oksitosin, vazopressin gibi
  • Diğer – asetilkolin (ACh), adenosin, nitrik oksit gibi

İşlevlerine göre nörotransmitterler:

Uyarıcı nörotransmiterler, bir eylem potansiyelinin iletimini kolaylaştırmak için trans-membran iyon akışının modülasyonu yoluyla sinaptik sonrası tarafta elektriksel uyarılabilirliği arttırır.

Asetilkolin, noradrenalin, serotonin, histamin, glutamat ve aspartat stimülatör nörotransmitterlerdir.

İnhibitör nörotransmiterler, bir eylem potansiyelinin yayılmasını önlemek için sinaptik sonrası tarafta elektriksel uyarılabilirliği azaltır.

Dopamin, GABA ve glisin ise inhibitör nörotransmitterlerdir.

Nöromodülatörler , üretilen ve salıverilen nörotransmiter miktarını etkileyerek nöronlar arasındaki geçişin gücünü değiştirme işlevi görür.

Agonist ve Antagonist nedir?

Agonist hücre reseptörlerine bağlanarak hücrede bir tepki oluşturan bileşiklerdir. Agonistler genelde doğal olarak bulunan maddelerin davranışlarını taklit ederler. Agonistler eylem oluşturur, buna karşın Antagonist bileşikler ise bir eylemin oluşumunu engellerler.

Ana nörotransmitterler nelerdir?

  • Asetilkolin (Ach)

Asetilkolin vücudun pek çok farklı bölgesinde bulunmaktadır. Kasların uyarılması da dahil olmak üzere, dikkat, bellek, öğrenme, hafıza, salya, sindirim gibi bir çok farklı işlemde rol oynar. Asetilkolin özellikle hipokampus (anıların olduğu bölge) bölgesinde çok fazla bulunmaktadır. Bu sebepten ötürü asetilkoloin eksikliğinin Alzheimer hastalığına neden olduğu düşünülmektedir.

Nikotin ve muskarin, asetilkolin reseptörlerini güçlü şekilde uyarırlar.

Atropin ve skopolamin ise asetilkolinin muskarinik tipteki reseptörlerini bloke ederler.

asetilkolin ile ilgili görsel sonucu

  • Norepinefrin

Norepinefrin uyarıcı bir nörotransmitter olduğundan dolayı, uyarım süreçlerinde kullanılmaktadır. Nöroepinefrin vücutta fazla olması aksiyeteye ve ruh halinin bozulmasına neden olmaktadır. Bunun aksine vücutta az olması ise bitkinlik, uykusuzluk ve odaklanma sorunlarına neden olmaktadır.

  • Dopamin

Dopamin vucüttaki en bilinen nörotransmitterlerden biridir. Dopamin vucüdumuz tarafından direk olarak üretilmektedir. Haz duygularının üretilmesinde ve bağımlılık yapan davranışların gelişiminde yer almakla birlikte öğrenmede, belirli kas hareketlerinin koordinasyonunda, hafızada, motivasyonda ve ödül mekanizmasında etkilidir. Vücutta dopamin nörotransmitterinin eksik bulunması halinde Parkinson ve çocuklarda DEHB (dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) gibi hastalıklara neden olabilmenin yanı sıra, fazlalığında ise şizofreni hastalığına neden olabilmektedir.

  • Serotonin

Dopamin kadar bilinen bir diğer nörotransmitter ise serotonindir. Serotonin insanların duygularını yöneten ögelerden biridir. Aslında mutluluk hormonu olarak bilinmekle birlikte, ruhsal durum ve sosyal davranışların düzelmesi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Serotoninin vucütta fazla bulunması durumunda, hareketliliğe ve fazla coşkuya sebep olurken, az bulunması ise depresif duygu durumuna, iştahsızlığa, uykusuzluğa sebep olmaktadır. Bunun yanı sıra serotonin miktarındaki artış ve azalış, manik- depresif (iki uçlu bozukluk) bozukluğa da neden olmaktadır.

 

 

gaba yolu ile ilgili görsel sonucu

  • Glutamat

Glutamat, MSS’de (merkezi sinir sistemi) en önemli ve en fazla bulunan uyarıcı nörotransmitter olarak bilinmektedir. Glutamat, öğrenme üzerinde çok etkili olmakla birlikte, hafıza, duyusal, bilişsel, motor ve duygusal bilginin ana aracı olarak rol oynamaktadır. Bunun yanı sıra glutamatın yeni anıların oluşumundaki etkisi olduğu düşünülmektedir.

  • GABA

GABA (gama aminobütrik asit) önemli bir ketleyici nörotransmitter olmasının yanı sıra vücuttaki tüm kontrolün sağlanmasında en önemli maddedir.

GABA’nın ketleyici özelliği, sinir dürtülerinin düşük seviyeye indirilmesinde etkilidir. GABA sakinleştirici ve rahatlatıcı olarak bilinmesi ise stres, depresyon ve anksiyete gibi hastalıklarda istenmeyen düşünceleri azaltmasından kaynaklanmaktadır. Bunların yanı sıra MSS’in içinde ve dışında yaygın olarak dağılmış durumdadır.

 

Nörotransmitterler ve Reseptörleri

 

Asetil Kolin Reseptörleri (Kolinerjik)

  • Muskarinik Reseptörler

Düz kaslar ve salgı bezlerinde asetilkolinin uyarıcı etkisini taklit eder.

  • Nikotinik Reseptörler

Nöromüsküler kavşaklarda bulunur. Protein yapısındadır.

Norepinerfin ve Epinefrin Reseptörleri (Adrenerjik)

  • Alfa Reseptörleri
  • Beta Reseptörleri

Kaynaklar
Gómez, M. (2012). Psikobiyoloji. CEDE Hazırlama Kılavuzu PIR.12. CEDE: Madrid.
Beaulieu, J.-M., & Gainetdinov, R. R. (2011). The Physiology, Signaling, and Pharmacology of Dopamine Receptors. Pharmacological Reviews, 63(1), 182–217.
Guyton-Hall (2001). Tıbbi Fizyoloji Antlaşması 10. baskı, McGraw-Hill-Interamericana.
Güncelpsikoloji

Bir cevap yazın