Yalnızlık Beyin İçin Kötüdür

Hücre hapsinin farelerde sinir hücrelerini küçülttüğü bulundu!

Kendi topluluğundan ayrılan ve yalnız bırakılan fareler beyin hasarı belirtileri gösteriyor.

Bir ay yalnız bırakıldıktan sonra, farelerin beyninin belirli bölgelerindeki sinir hücreleri daha küçük hale geldi. Değişiklikler takip edildi ve bilim insanları 4 Kasımdaki yıllık Sinir Bilim Birliği toplantısında beyindeki yeni gelişmeleri aktardı.

Yaşlı, Sen Vejes, Zaman, Yıl, Yalnızlık

İzole edilmiş insanların beyinlerinde benzer hasarların olup olmadığı bilinmiyor. Sonuçlar öyle olsaydı Birleşik Devletlerde hücre hapsindeki on binlerce mahkûm ve kurumsal bakım tesislerindeki yaşlı insanlar da dâhil olmak üzere zamanlarının çoğunu yalnız geçiren insanların sağlığı etkilenirdi.

Ann Arbor’da bulunan Michigan Üniversitesi’ndeki nörobiyolog Huda Akil, yakın zamandaki beyin çalışmalarıyla birlikte yeni sonuçların da yalnızlığın sosyal türler için zarar verici olduğunu açık bir şekilde gösterdiğini ifade ediyor. Ayrıca Akil “Hiçbir şüphe olmaksızın yalnızlık beynin temel mimarisini değiştiriyor” diye belirtiyor.

Philadelphia Thomas Jefferson Üniversitesi’nden nörobiyolog Richard Smeyne ve meslektaşları; oyuncaklar, labirentler ve tırmanacak şeylerle dolu büyük kapalı alanlarda çok sayıda fare kuşağı topluluğu oluşturdu. Smeyne, yetişkinliğe erişen bazı hayvanların oradan çıkarılıp teker teker tipik ayakkabı kutusu şeklindeki kafese konulduğunu söyledi.

Daha sonra Smeyne ve meslektaşları, karmaşık toplumdan soyutlanmaya ani bir şekilde geçişin beyinde değişikliklere neden olduğunu ortaya koydu. Bir ay yalnız bırakıldıktan sonra sinir hücrelerinin, nöronların, toplam büyüklüğü %20 oranında küçüldü. Üç aydan fazla bir zaman boyunca yalnız bırakılan farelerde bu küçülme aşağı yukarı sabit kaldı.

Sinir Hücresi, Nöron, Beyin, Nöronlar, Sinir Sistemi

Araştırmacılar bir aylık izolasyondan sonra, farelerin nöronlarında mesaj alan dendritlerin daha yüksek diken -sinirsel bağlantı kurma yapıları- yoğunluğuna sahip olmasına şaşırdılar. Dikenlerdeki artış, genellikle olumlu bir şeyi işaret eden bir değişikliktir. Smeyne bu durumun sanki beynin kendisini kurtarmaya çabası olduğunu ifade etti.

Ancak üç ayda dendritik dikenlerin yoğunluğu, belki de beynin sürekli izolasyonla karşılaştığında kendisini kurtaramayacağının bir işareti olarak temel izolasyon seviyelerine geri döndü. Smeyne, beynin kendisini kurtarmaya çalıştığını, başaramadığını ve bu sorunları anlamaya başladıklarını söyledi.

Araştırmacılar, sinirsel büyümeyi teşvik eden BDNF adlı bir proteindeki azalmaları da içeren diğer endişe verici belirtileri de ortaya çıkardılar. Stres hormonu kortizolün seviyeleri de değişti. Ayrıca gruplara yerleştirilmiş farelere kıyasla, izole farelerin nöronlarında daha fazla bozuk DNA yer almaktadır.

Araştırmacılar duyusal korteksteki, bilgi edinmeye dâhil olan bir beyin alanındaki ve hareketi kontrol etmeye yardımcı olan motor korteksteki nöronlar üzerinde çalıştılar. Smeyne benzer etkilerin diğer beyin alanlarında da yapılıp yapılmadığının bilinmediğini söylüyor.

Sinirsel değişikliklerin farelerin davranışlarıyla nasıl ilişkili olduğu da bilinmemektedir. İnsanlarda uzun süreli yalnızlık; depresyona, anksiyeteye ve psikoza yol açabilir. Beyin gücü de etkilendi. İzole edilen insanlarda akıl yürütme, hatırlama ve yön bulma sorunları gelişti.

Smeyne, nöron küçülmesinin düşünme becerileri ve davranış üzerindeki etkilerini bulmaya yönelik daha uzun süreli çalışmalar yürütüyor. Ayrıca, Smeyne ve meslektaşları beyin değişikliklerinin tersine çevrilip çevrilemeyeceğini görmek için izole fareleri gruplarına geri göndermeyi planlıyor. Akil, bu tür çalışmaların önemli bir mesele olduğunu söylüyor. Soru şu ki “Yalnızlık ne zaman bu kadar kötüleşti?”

Çeviri: Ayşe Nur Balli & Yaren Kaya

Kaynak: Neurosciencenews

Bir cevap yazın