Travma ve Beyin Bağlantısı

Özet: Çalışma, çocuklukta travma geçirmiş majör depresif bozukluğu olan hastalarda dinlenme durumundaki ağ bağlantısı anormallikleri arasında bir ilişki buluyor.

Penn Medicine araştırmacıları tarafından yürütülen bir araştırmada, çocukluk çağı travmasının, majör depresif bozukluğu (MDB) olan yetişkinlerin beyinlerindeki anormal bağlantı ile ilişkili olduğu bulundu. Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) ‘ta yayınlanan makale, MDB’de beyin ağ bağlantısında[1] semptomlara özgü, sistem düzeyinde değişiklikler gösteren ilk veriye dayalı çalışmadır.

Pensilvanya Üniversitesine bağlı Depresyon ve Streste Nöromodülayon Merkezi (CNDS) yöneticisi, nöroloji ve psikiyatri profesörü Yvette I. Sheline, yapılan hesaplamalara göre Amerika Birleşik Devletleri’ndeki çocukların yaklaşık %10’unun istismara uğradığını ve istismarın beyin gelişimi ve fonksiyonu üzerindeki etkisinin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Bu çalışma, sadece çocukluk çağı travması ile majör depresyon arasındaki önemli ilişkiyi doğrulamakla kalmıyor, aynı zamanda hastaların çocukluk çağı travma deneyimlerini belirli fonksiyonel beyin ağı anormallikleri ile ilişkilendiriyor. Bu durum nörobiyolojik semptomlara çevresel katkı olabileceği ihtimalini göstermektedir.

Majör Depresif Bozukluk (MDB), sürekli olarak moral bozukluğu, ilgi kaybı, düşük enerji, uykusuzluk veya aşırı uyuşukluk gibi çeşitli belirtilerle karakterize yaygın bir ruhsal bozukluktur. Bu belirtiler günlük hayatı olumsuz şekilde etkiler ve intihar riskini arttırır. Ek olarak, fiziksel, cinsel ya da duygusal istismarın yanı sıra fiziksel ya da duygusal ihmal de dâhil olmak üzere çocukluk çağı travmalarına ilişkin deneyimler, depresif bozuklukların ve kaygı bozukluklarının ortaya çıkması ve devam etmesiyle de ilişkilendirilmiştir. Bununla birlikte, MDB’nin altında yatan nörobiyolojik mekanizmalar büyük ölçüde gizemini korumaktadır.

Bu zorluğun üstesinden gelmek adına Sheline liderliğindeki bir ekip, hastalığın altında yatan beyin ağlarını araştırmak için fonksiyonel manyetik rezonans görüntülemeden (fMRI) faydalandı. Araştırmacılar, MDB’li 189 katılımcıdaki beyin aktivitesini, kontrol grubundaki 39 sağlıklı bireyin beyin aktivitesi ile karşılaştırdı. CNDS’de doktora sonrası bir araştırmacı olan yazar Meichen Yu, hem geçmiş travma öyküsü hem de depresyon, anksiyete, intihar durumu gibi mevcut klinik semptomlar dahil olmak üzere, iyi yapılandırılmış büyük ölçekli dinlenme durumu ağı ile bağlantıdaki zamansal korelasyonlar arasındaki bağıntıları belirlemek için istatistiksel analizler yaptı.

Yazarlar, MDB hastalarında en güçlü korelasyonların çocukluk çağı travması ile ilgiliyken, anormal ağ bağlantısının da mevcut depresyon belirtileriyle ilişkili olduğunu buldular. Bu çalışmanın katılımcıları travma öyküsü baz alınarak seçilmemiş olsalar ve beyin görüntüleme travma gerçekleştikten on yıllar sonra gerçekleşmiş olsa da, önceki travmalar anormal fonksiyonel bağlantıda belirgindi.

Sheline “Bu sonuçlar, dinlenme durumundaki ağ bağlantısının, majör depresif bozukluk belirtilerinin altında yatan bazı beyin mekanizmalarına işaret edebileceğini göstermektedir.” dedi. Depresyon biyotiplerinin[2] gelişimine yardımcı olmak ve hedefe yönelik tanı olasılığını geliştirmek etkili bir biyobelirteç[3] olarak hizmet etme potansiyeline sahip olabilir.

Çeviri: Ayşe Nur Balli

Kaynak: Neurosciencenews.com

  1. Beyin Bağlantısı (Brain Connectivity): Beyin bağlantısı, bir sinir sistemi içindeki farklı birimler arasındaki anatomik, işlevsel veya nedensel etkileşimlerin bir modelini ifade eder.
  2. Biyotip: Genetik yapının benzer olduğu organizmalar grubu
  3. Biyobelirteç: Vücut tarafından üretilen, kan veya idrar gibi vücut sıvılarında tespit edilebilen ve spesifik bir süreci, durumu veya hastalığı belirten bir madde.

Bir cevap yazın