Nörogelişimsel Süreçte Maternal Stresin Etkisi

İki aylıkken düzenlenen ilk rapor, araştırma ekibinin 6, 9, 12 ve 24 aylık anne-bebek çiftleri ile ölçümlerin alındığı, devam eden uzunlamasına bir çalışmanın bir parçası.

70 anne ve bebekle yürütülen çalışmaya göre maternal stresin nörogelişimdeki etkisinin bebekler 2 aylıkken elektroensefalografi (EEG) ile saptanabileceğini göstermektedir.

Araştırmacılar, Los Angeles Çocuk Hastanesi, PhD, Pat Levitt önderliğinde, Boston Çocuk Hastanesi, PhD, Charles A. Nelson’ın eşliğinde 8 Nisan 2019’da JAMA Pediatri’de bulgularını yayınladılar.

Bilimsel Direktör, Saban Araştırma Enstitüsü Müdürü ve Los Angeles’taki Çocuk Hastanesinde Gelişimsel Nörogenetikte Simms/Mann Başkanı PhD Pat Levitt: ‘’Böylesine genç bir yaşta nörogelişimsel gecikme belirtilerini tespit edebilmek, maternal stres ve etkilerini minimize edebilmemizi ve bu etkilerle çocuklar arasında tampon görevi yapabilmemizi sağlıyor.’’ şeklinde açıklama yaptı.

iç mekan, kişi içeren bir resim Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Los Angeles’taki AltaMed Community Health Pediatri kliniği ve Boston’daki pediatri pratiğiyle ilgili bir topluluk ortak bir şekilde, doğumundan kısa bir süre geçmiş anne ve bebek çiftlerinin dâhil edildiği bir çalışma yaptılar. Bebekleri 2 aylıkken anneler, duygusal durumlarını, yıkıcı olabilecek son yaşam olaylarını ve genel olarak maternal streslerini belirleyebilmek adına Algılanan Stres Ölçeğini doldurdular.

Çalışmanın amacı, bebeğin sinirsel aktivitesinin farklı ölçümlerini kullanarak risk ve esneklik faktörlerini belirlemekti. Bebekler bir video ekranında rastgele sahneler izlerken elektroensefalografi (EEG) ile beyin dalgası aktiviteleri kaydedilmiştir. EEG kaydındaki dalga formları, farklı frekans bant genişliklerine göre sınıflandırılabilir. Her frekans, değişken miktarlarda beyin devresi aktivitesini gösterir. Bebeklerde, hücreler ve bağlantılar yeni oluştuğu için sinir ağları basit olma eğilimindedir. Bebek geliştikçe devreler daha olgunlaşır ve daha fazla bilgi işlem yapabilme özelliğine sahip olmaya başlar.

Bu artmış sinirsel gelişme, EEG’nin gama frekansındaki aktivite olarak görünmektedir. Araştırmacılar artan maternal stresin, daha az gama frekans aktivitesi ile ilişkili olduğunu ve düşük stres seviyesi bildiren annelerin bebeklerine kıyasla beyin gelişimini geciktirdiğini saptadılar.

Levitt, ‘’Bu çalışmanın pediatri doktorlarına düzenli olarak kontrole giden bebeklerle yapılan bir çalışma olduğunu göz önünde bulundurmak çok önemlidir’’ dedi. ‘’Stresli ve stressiz anneler, etnik köken, yaş ve aile geliri gibi benzer demografileri paylaşıyorlardı ancak anneleri stresli olduğunu bildiren bebeklerin nörolojik olarak daha az gelişim sağladığı görüldü.’’

Makaledeki önemli bir bulgu ise maternal eğitim ne kadar yüksekse, lise mezuniyeti gibi, stresin etkilerine karşı o kadar koruma sağlıyor. Bebeklerin anneleri stres altında olsa bile lise veya lisans derecesine sahiplerse, stresli olduğunu bildirmeyen annelerden ayırt edilemeyen gama etkinliği sergilemişlerdir.

İki aylıkken düzenlenen ilk rapor, araştırma ekibinin 6, 9, 12 ve 24 aylık anne-bebek çiftleri ile ölçümlerin alındığı, devam eden uzunlamasına bir çalışmanın bir parçası. Şu anda beyin gelişimindeki değişikliklerin uzun ömürlü olup olmadığını veya bebeklerin zaman içinde beyin gelişimi noktasında yetişip yetişemediklerini tespit etmek için verileri analiz ediyorlar.

Çalışmaya katılan anneler tarafın doldurulan anketler, katılımcılar için bu çalışmanın pozitif bir tecrübe olduğunu, araştırmacılarla anneler arasında çocuk gelişiminin temel ögeleri noktasında bilgi alışverişi sağlandığını aynı zamanda hem ebeveyn hem de çocuk için ek destek sağlanabilecek yerel topluluk kaynaklarına nasıl erişileceği hakkında bilgi sağlayan araştırma ekibi ile düzenli etkileşime girmelerine izin verdiği için bu çalışmanın olumlu bir deneyim olduğunu göstermiştir.

Çeviri: Zeynep Aydın

Kaynak: Neurosciencenews

Bir cevap yazın